İstanbul
KAPALI
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gram Altın (Kapalı Çarşı) currency
3.834,69
-0,56%

Terörle mücadelede yeni bir aşamaya mı geçildi?

YAYINLAMA:

Terörle mücadele konusunda gayet başarılı bir süreç işliyor.

15 Temmuz öncesinde devletin kılcal damarlarına nüfuz eden FETÖ terör örgütünün özellikle "TSK, Emniyet ve MİT"e yaptığı sızmalar, terörle mücadeleyi büyük ölçüde sekteye uğratarak akim bırakıyordu. 

Terör örgütüne yapılacak operasyonlar, öncesinden teröristlere bildirilmek suretiyle başarısız olması bir yana, birçok asker ve polisimiz şehit ediliyordu.

Bu cihetten terörle mücadeleyi, 15 Temmuz öncesi ve sonrası olarak ayrı başlıklarda değerlendirmek sanırım doğru olur.

15 Temmuz sonrasında maskesi düşen FETÖ elemanlarının devlet kurumlarından süratle temizlenmesi, terörle mücadelede yeni bir aşamaya geçilmesinin başlangıcı oldu.

FETÖ'den temizlenen MİT'in stratejik saha çalışması ve güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları, savunma sanayinde gelişen milli teknolojimizin de yardımıyla PKK terör örgütünü bitirme noktasına getirdi.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, terörist başı Öcalan üzerinden yaptığı çağrı, mücadelenin seyrine sosyolojik bir boyut kazandırarak, örgütün Kürtler üzerindeki baskısını kırmayı, terör örgütünün maskesini düşürerek Kürt vatandaşlarımızın gerçeği görmesini amaçlıyordu.

PKK, kendisini sözde ideolojik bir düşünce temeline yaslasa da bunun sadece Kürtleri konsolide etmek için kullandığı bir maskeden ibaret olduğu gün gibi ortadadır.

Marksist ideolojiye iman ettiğini söyleyen örgüt, gerçekte ABD, İsrail ve Batılı emperyalistlerin kullandığı, parayı en çok kim verirse onun tetikçiliğini yapan bir terör aparatıdır.

Uluslararası uyuşturucu ticareti, silah ve insan kaçakçılığı ve bilumum yasadışı ticaretin baş aktörüdür aynı zamanda.

Bölge halkına bu hakikatin tüm çıplaklığıyla gösterilerek, örgütün sosyolojik olarak bitirilmesi en az sahadaki mücadele kadar önemlidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'nin ortaya koyduğu "Terörü bitirme hamlesi" tam olarak budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İç cepheyi güçlü tutma çağrısı sıradan ve politik bir çağrı asla değildir.

Bilakis; Ülkemizi tehdit eden "İsrail görünümlü Siyonist  (emperyalist) tehlikeye" karşı ulusal birlik ve bir anlamda seferberlik çağrısıdır.

Cumhurbaşkanı'nın dikkat çektiği tehlikenin önemi maalesef ana muhalefet partisi başta olmak üzere diğer siyasi partiler tarafından tam olarak anlaşılamadı ya da anlaşılmak istenmedi.

CHP'nin giderek DEM Parti'nin yörüngesinde politika geliştirmesi, ülkemizin millî güvenlik politikası için tehdit oluşturmaya namzet bir tehlikedir.

Siyasi partiler oy ve ikbal kaygısı ve politik rant hesaplarını bir tarafa bırakarak milli konularda birlik olmaya mecburdur.