Üstat Cengiz Halil Çiçek'e vefa yazısı

Yazı başlığından anlaşılacağı üzere bu kişiye özel bir makaledir… Gaziantep deyince, “Gastronomi” dışında akla gelebilecek şeyler çok azdır.
Google’a sorarsanız; “Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde, Suriye sınırında bir şehir” cevabı alırsınız muhtemelen.
Aslında tam olarak öyle değil!
Sanayisi, baklava ve lahmacunu ile kaim üne sahip olsa da bu şehirde hatırlanması gereken başka şeylerde var.
Önemli kişiler var mesela!
Geçtiğimiz aylarda kamuoyunu çok ilgilendirmese de Gaziantep basın camiasını yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. SANKO Basın Müdürü Cengiz Halil Çiçek, kurum içinde yapılan mini bir uğurlama töreni ile görevinden emekliye ayrıldı.
Aslında SANKO’dan tam olarak ayrılmadı. Uzun yıllar büyük bir özveri ile sürdürdüğü basın müdürlüğü görevinden ayrıldı ancak, SANKO Holding Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’na danışmanlık görevini devam ettiriyor.
Yukarıda bahsetmiştim; Bu sıradan bir emeklilik haberidir. Her saat başı değişen hararetli ülke gündemi arasında sıralamada çok az yer kaplar.
Ve fakat, bu rutin gelişme Gaziantep basın camiası için “herhangi” bir haber değil, “özne” bir gelişmedir.
Zira, Cengiz Halil Çiçek, Gaziantep basın camiasının özne ismi, duayen şahsiyetidir.
Köşe yazıma konu olması sadece bu cihetten olmayıp, kişisel dostluğum hasebi iledir de.
“Cengiz abi” ile dostluğum mesleğe başlangıç yıllarımla aynıdır. Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğü görevi sonrası SANKO Holding Basın Müdürlüğü görevine gelmesi ile birlikte başlayan mesleki dostluğumuz zaman içerisinde yakın bir dostluğa dönüştü.
Kendisi ile çeşitli zamanlarda baş başa sohbet ederdik. Sohbet konumuz genellikle “Gazetecilik” üzerine olsa da geçmişte yaşadığı mesleki hatıralarını ve tecrübelerini anlatırdı.
Sohbet konusundan mutlaka mesleki bir ders çıkartır ve tecrübelerinden faydalanırdım.
Üstad Cengiz Halil Çiçek, namı diğer “Cengiz abi” Gaziantep’te basın sektöründe çalışan herkesin saygı duyduğu ve mesleki birikimlerinden faydalandığı gayet mühim bir şahsiyettir.
Sadece bununla sınırlı değil!
Bu meslekte yer alan hemen herkesin hayatına dokunmuştur. Görev yaptığı süre boyunca hepimizin derdi ile dertlenmiş, hemhal olmuş ve gücü nispetince maddi, manevi destek olmuş, omuz vermiştir.
Görev yaptığı kuruluşun basına ayrılan bütçesi konusunda her zaman adaleti gözetmiş, görev yaptığı kuruluşun menfaatlerini koruyarak ve kendisine tanınan yetki çerçevesinde Gaziantep’te yayın yapan basın kuruluşlarına paylaşım konusunda adil davranmıştır.
Genel kültürü, mesleki birikimi ve entelektüel kişiliği ile gönlümüzde ve hafızamızda müstesna bir yere sahip olan Cengiz abi, meslektaşlarına her zaman tam bir “Gazeteci tarafsızlığı” ile muamele ederek ideolojik farklılıkları asla bir ayrım malzemesi yapmadı.
Cengiz Halil Çiçek’i bir cümle ile tarif etmem gerekse idi onu “Yaşayan Arşiv” olarak tanımlardım.
Meslek hayatında siyasilerle, iş insanları, yazarlar, sanatçılar ve devlet büyükleri ile o kadar çok yaşanmışlıkları ve hatıratları var ki, birçoğunu bizzat kendisinin ağzından dinlemiştim.
Merhum Turgut Özal’dan, Hasan Celal Güzel’e, M. Bedri İncetahtacı’dan, Ülkü Tamer’e… varıncaya değin birçok önemli şahsiyet ile ilgili hatıralarının bir kısmını keyif alarak dinlemiştim.
Hülasa; Cengiz Halil Çiçek, gazetecilik mesleğinde “Duayen” olma vasfına haiz önemli bir meslek büyüğüm olarak, kendisinden her bahsedildiğinde hafızamda ve yüreğimde en güzel kelimelerin biriktirdiği cümlelerle yad edeceğim vefalı kadim dostum ve ağabeyim olacaktır.
Cengiz Halil Çiçek’e yeni yaşamında sağlık, sıhhat ve mutluluk diliyorum.